“Cumartesi günkü gazetelerde bir beyanınız var; “2002 yılında biz iktidara giderken Genç Parti şeyi yaşandı. Türkiye de tabanı olmayan parti oluşturulup Ak Parti engellenmeye çalışıldı. Genç Partinin çıkışı, Ak Partinin yükselişini aşağıya çekmekti. Mesele Ak Parti nin önünü kesmekti”.

Sayın Başbakan,

Hayatımda bu kadar hakikatlerden uzak, manasız bir “komplo teorisi” duymamıştım. Hatırladığım kadarıyla 2002 yılında siz siyasette ve Ak Parti de değildiniz. Kasım 2002 seçimlerinde de bugün Genel Başkanlığını yürüttüğünüz Ak Parti, benim ve Başkanı olduğum Genç Partinin aldığı oylar sayesinde iktidar oldu. Genç Partinin aldığı %7,5 oy; MHP yi, DYP yi ve ANAP ı baraj altında bıraktı. Bu sayede Ak Parti aldığı %35 oyla Meclisteki sandalyelerin %65 ini kazandı. Söylediğinizin tam tersine , AK Parti GençParti sayesinde, tek başına iktidar oldu.

GençParti’nin kuruluşunu, sanki dışardan desteklenen bir proje gibi göstermeye çalışmışsınız. Ben siyasete, hiçbir maddi beklentim olmadan, samimi ideallerle,kimse ile pazarlık etmeden girdim. Genç Parti kuruluşunda ve siyasi hayatında , bırakın iç veya dış bir destek almayı, devamlı olarak iç ve dış mihrakların köstekleri ile uğraştı.

Gerek 2002, gerek 2007 seçimlerindeki vaadlerimizin bir bölümünü (okul kitaplarının bedava olması gibi) partiniz, kendi iktidarında sahiplenerek hayata geçirdi. Bundan da mutlu oldum.GençPartinin manifestosunun kalan bölümleride bugün diğer partilerin seçim beyannamelerinin ana eksenini teşkil ediyor…

Genç Partinin bugün taklit edilmeye çalışılan 2002 kampanyasını ben yaptım, üç ayda % 7.5 oy aldım. Bugün, benim 2002 kampanyamın icraatında çalışan reklamcıdan , Ali Taran’dan medet umanlar var. Bir reklamcının yapabilecekleri, Seguala’nın yaptığı Mesut Yılmaz kampanyası, 2007 de Ali Taran’ın yaptığı DYP-Mehmet Ağar kampanyasında görüldüğü gibidir. 2002 de % 9.9 alan DYP, 2007 de % 5 lere düştü… Şimdi, o reklamcın aklına uyan CHP başkanı taahütlerine “ noter tasdiki” vermeye kalkıyor! Sayın Cumhurbaşkanı taşı gediğine koydu: “ Millet, senin sözüne güvenmiyorsa, sözünü notere tasdik ettirsen neye yarar?”

Hatırlatmak isterim; 25 sene önce özel TV ve radyoları Türkiyemize ben getirdim. Neyi, nasıl anlatacağımı bir reklamcıdan öğrenmeye hiç ihtiyacım olmaz. Siyasette de, iş hayatımda olduğu gibi, siyasi bir dış veya iç destek aramadım.

Bahsettiğiniz 2002 seçimlerinden sonra ne oldu? AK Partinin 2002 de iktidara geldikten sonrada ilk icraatı, beni ve ailemi haksız yere suçlamak ve Türkiye’ deki en büyük,  milli sermaye olan Uzan ailesini yok etmeye çalışmak oldu.

O günkü süreçleri  bilmediğiniz veya hatırlamadığınız anlaşılıyor. “Doğruluk ve dürüstlük” sözleri ile yola çıktığınıza ve  Başbakanlık koltuğunda oturduğunuza göre size Çeaş ve Kepez’e el konulma sürecini, bu süreçte dışarıdaki “üst aklın” oynadığı rolü, İmar Bankasının nasıl batırıldığını, TMSF de Ailem borçlandırılarak nasıl milyarlarca doların çalındığını, başta İsviçre olmak üzere Yurtdışına nasıl yalan beyanlarda bulunulduğunu, TMSF in Motorola ile işbirliği yaparak nasıl para çalındığını, TMSF nin el koyduğu şirketlerin nasıl yağmalandığını ve peşkeş çekildiğini, bu komploların dış ve iç ortaklarını  tetkik ettirmenizi tavsiye ederim. Söylediklerimin hepsi belgeli ve Devletin arşivlerinde mevcut. Bende her türlü bilgi ve belgeyi vermeye hazırım.

Sayın Başbakan,

Siz bunları tetkik ettirmeyip, muhtemelen size söylenen yalanlara kanarsanız bütün hakikatler uluslararası davalarda ve uluslararası platformlarda önünüze çıkacak.

Ortada bir komplo var ama bu komplo bana ve aileme karşı yapıldı. Ben hiçbir komplonun içinde olmadım.

İnançla ve sabırla hakikatler ortaya çıkana kadar mücadeleme devam edeceğim.

Saygılarımla

Cem Uzan

29.03.2015